<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>XOGAN</title>
	<atom:link href="http://xogan.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://xogan.com</link>
	<description>Aradığın Herşey Burada!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Feb 2012 15:00:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<div id='fb-root'></div>
					<script type='text/javascript'>
						window.fbAsyncInit = function()
						{
							FB.init({appId: null, status: true, cookie: true, xfbml: true});
						};
						(function()
						{
							var e = document.createElement('script'); e.async = true;
							e.src = document.location.protocol + '//connect.facebook.net/tr_TR/all.js';
							document.getElementById('fb-root').appendChild(e);
						}());
					</script>	
						<item>
		<title>Fatih Sultan Mehmed&#8217;in Savaş Stratejisi</title>
		<link>http://xogan.com/fatih-sultan-mehmedin-savas-stratejisi/</link>
		<comments>http://xogan.com/fatih-sultan-mehmedin-savas-stratejisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 14:48:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[22 Nisan 1453]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[Gemilerin karadan yürütülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un fethi]]></category>
		<category><![CDATA[karadan yürüyen gemiler]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı arşiv haritaları]]></category>
		<category><![CDATA[Topkapı Sarayı haritaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21421</guid>
		<description><![CDATA[Harita mühendisi emekli Tümgeneral Cevat Ülkekul&#8217;un, Topkapı Sarayı&#8217;ndaki arşivlerde bulunan haritalarda yaptığı çalışmalar sonucu, İstanbul&#8217;un fethi sırasında Haliç&#8217;e indirilen gemilerin kullandığı güzergahlardan biri olarak kabul edilen Dolmabahçe-Kağıthane bölgesine ilişkin belgeler ilk defa ortaya çıktı. İstanbul Kültür AŞ&#8217;nin yayınladığı &#8221;1453&#8221; dergisinde, Ülkekul imzalı &#8221;Fatih Sultan Mehmed&#8217;in Donanma Gemilerini Karadan Denize İndirmesi Üzerine bir Araştırma&#8221; başlıklı makalede, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Harita mühendisi emekli Tümgeneral Cevat Ülkekul&#8217;un, Topkapı Sarayı&#8217;ndaki arşivlerde bulunan haritalarda yaptığı çalışmalar sonucu, İstanbul&#8217;un fethi sırasında Haliç&#8217;e indirilen gemilerin kullandığı güzergahlardan biri olarak kabul edilen Dolmabahçe-Kağıthane bölgesine ilişkin belgeler ilk defa ortaya çıktı.</strong><span id="more-21421"></span></p>
<p>İstanbul Kültür AŞ&#8217;nin yayınladığı &#8221;1453&#8221; dergisinde, Ülkekul imzalı &#8221;Fatih Sultan Mehmed&#8217;in Donanma Gemilerini Karadan Denize İndirmesi Üzerine bir Araştırma&#8221; başlıklı makalede, bu bilginin gerçekliğini kanıtlamak için yapmış olduğu teknik çalışmalar detaylı bir şekilde anlatılıyor.</p>
<p><a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/fatih.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-21423" title="fatih" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/fatih-300x241.jpg" alt="" width="300" height="241" /></a>Makalede, İstanbul&#8217;un kuşatılması sırasında Fatih Sultan Mehmed&#8217;in donanma gemilerini karadan yürüterek Haliç&#8217;e indirmesi, kuşatmanın ve tarihinin en ilginç olaylarından biri olarak tanımlanıyor. Olayın Türk gemilerinin karadan yürütülmelerinin ilk değil, ikinci harekat olduğu belirtilen makalede, her ne kadar Fatih Sultan Mehmet&#8217;in yaptığı savaş stratejisiyle, arazi durumu ve gemi sayısıyla mukayese edildiğinde oldukça küçük çapta bir harekat olarak değerlendirilebilirse de, Gazi Umur Reis&#8217;in Türklerde gemileri karadan yürüten ilk komutan olduğu kaydedildi.</p>
<p>Gemilerin karadan yürütülmesinin Fatih Sultan Mehmet&#8217;ten sonra da sürdürüldüğü ve küçük çapta benzer bir harekatın 1565 yılındaki Malta kuşatması sırasında da sandallarla da yapıldığı bildirilen makalede, daha önce yapılan tüm girişimlere rağmen, Fatih&#8217;in gemilerini karadan yürütüp denize indirmesi harekatının, arazi yapısı, savaş durumu ve gemilerin yapısı ve büyüklüğü dikkate alındığında günümüzde bile bugüne kadar yapılmış en cüretkar ve dahiyane bir hareket olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><strong>-Gemiler denize nasıl indirildi?-</strong></p>
<p><a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/01_d.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-21424" title="01_d" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/01_d-160x250.jpg" alt="" width="160" height="250" /></a>İstanbul&#8217;un kuşatılması sırasında Osmanlı donanmasına mensup gemilerin, 22 Nisan 1453&#8242;te sabah vakti, Kasımpaşa limanındaki dere yatağı ağzında belirdiği, bu gelişme karşısında pek çok Bizanslı&#8217;nın şaşkınlık ve umutsuzluk içerisinde kaldığı belirtilen makalede, &#8221;Bu gemiler buraya nasıl gelmişlerdi? Çünkü Haliç&#8217;in çıkışı noktası olan Karaköy-Eminönü bölgesi gerilmiş zincirlerle kapatılmıştı. Üstelik bu zincirler çözülmemiş ve yerinde duruyordu. Haliç&#8217;in diğer tarafı da Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin suyunu ve toprağını taşıyan bir alandı. Peki Osmanlı gemileri Kasımpaşa önlerine nasıl gelmişti?&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Makalede, Fatih&#8217;in kuşatma sırasında gemilerin karadan denize indirilmesinde izlenilen güzergaha ilişkin iki görüş bulunduğu anlatılarak, birinci görüşe göre, &#8221;Gemiler, İstanbul Boğazı&#8217;nın Avrupa yakası kıyılarından hareketle Kasımpaşa üzerinden Haliç&#8217;e indirilmiştir&#8221; deniliyor. İkinci görüşe göre ise &#8221;Gemiler, Okmeydanı veya civarından denize indirildi&#8221; denilen makalede, bu söz konusu iki görüşün ortak noktası Osmanlı gemilerinin Kasımpaşa önlerinde Haliç&#8217;te konuşlanmış olduğu hususu olduğuna dikkat çekilerek, şu bilgilere yer veriliyor:</p>
<p>&#8221;Ancak gemi sayısı kadar, hatta ondan da önemli olarak gemilerin hangi güzergah izleyerek karadan götürüldükleri konusunda hale bir fikir birliği bulunmamaktadır. Gemilerin büyük olasılıkla Dolmabahçe bölgesinden veya Tophane limanı civarından yukarı çıkılarak, bugünkü Kumbaracı yokuşunu takiben, Asmalı Mescit&#8217;ten Tepebaşı yolu ile Kasımpaşa&#8217;ya indirildiği genel kabul görmektedir. Hangi görüş ortaya çıkarsa çıksın ortada iki gerçek bulunmaktadır. Birincisi, Fatih&#8217;in donanma gemilerini karadan ayırarak Haliç&#8217;e indirmiştir. İkincisi ise gemilerin karadan aşırıldığı güzergah zamanla kaybolmuş ve artık bilinmemektedir. Bu nedenle değişik görüşler bulunmaktadır.&#8221;</p>
<p><strong><a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/istanbul-haritası.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-21425" title="istanbul haritası" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/istanbul-haritası-277x250.jpg" alt="" width="277" height="250" /></a>-Haritalar ilk defa ortaya çıktı-</strong></p>
<p>Türk denizciliği ve haritalar üzerinde araştırmalar yapan Ülkekul, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fatih&#8217;in gemilerin Haliç&#8217;e indirdiği güzergah ile ilgili fikir birliğinin bulunmadığını, bazılarını ise gemilerin karadan Haliç&#8217;e indirmediği yönünde olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Ülkekul, Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde çalıştığı sırada &#8221;Sultan Mehmet&#8217;in İstanbul muhasarasında ordularını yürüttüğü yolların haritası&#8221; adı altında bir dosya bulduğunu anlattı.</p>
<p>Ülkekul, &#8221;Büyük olasılıkla 2. Mahmud, ecdadı Fatih&#8217;in dahiyane düşüncesi ve girişiminin canlı tanığı olabilecek, &#8216;donanma gemilerini karadan aşırıp denize indirdiği yolun&#8217; giderek kaybolduğunu görmüş, yolun izlerinin büsbütün silinmeden kayıt altına alınabilmesi için söz konusu haritaları yaptırmış olabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ülkekul, Topkapı Sarayı&#8217;nda bulunmuş olmaları, kapsadığı alan ve içerikleri birlikte ele alındığında söz konusu haritaların veya en azından bazılarının İstanbul&#8217;un fethine ilişkin bilgi vermek üzere özel olarak yaptırıldığı sorusunu akla getirdiğini söyledi. Haritaların büyük ölçekli olmaları ve kapsadığı alanlar incelendiğinde, kara harekatıyla ilgili olmadığının görüldüğünü belirten Ülkekul, ancak deniz harekatıyla ilgili olabilecek haritaların, içerdikleri arazi dikkate alındığında ilk akla gelenin Fatih&#8217;in İstanbul&#8217;u kuşattığında donanma gemilerini karadan yürütüp, denize indirdiği ve yolu belirlemek üzere 1870&#8242;li yıllarda özel olarak yaptırılmış olabileceğini ifade etti.</p>
<p><a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/03_d.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-21426" title="03_d" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/03_d-300x216.jpg" alt="" width="300" height="216" /></a>Dosyadakinin bir güzergah haritası olduğunu fark ettiğini ifade eden Ülkekul, haritanın üzerindeki yazılar ve resimlerin izinden giderek bilgisayardan İstanbul&#8217;un uydu görüntülerini incelediğini ve 9 pafta haritaya eşleştirdiğini kaydetti. 2 yıllık bir inceleme sonunda birinci paftanın Dolmabahçe&#8217;den başladığını, son paftanın ise Kağıthane deresinde bittiğini belirten Ülkekul, &#8221;Bu ilk belirlemeye göre güzergah bazı araştırmacıların yazmış olduğu gibi Dolmabahçe bölgesinden başlayıp Kağıthane deresinde son buluyordu. Haritalardan çıkardığım, Fatih&#8217;in fetih sırasında gemilerini Dolmabahçe-Kağıthane güzergahından geçirmiş olabileceği tezidir. Bu güzergah zaten araştırmacılar tarafından ortaya atılan güzergahlardan biri. Benim buna getirdiğim yenilik ise bu güzergaha yönelik haritaların ilk defa benim tarafından ortaya çıkarılması. Bu haritaları da bu şekilde yorumluyorum&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: AA</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/fatih-sultan-mehmedin-savas-stratejisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya&#8217;nın İlk İcatları</title>
		<link>http://xogan.com/dunyanin-ilk-icatlari/</link>
		<comments>http://xogan.com/dunyanin-ilk-icatlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 14:21:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[dünya'nın en eskileri]]></category>
		<category><![CDATA[eski heykel]]></category>
		<category><![CDATA[eski hotel]]></category>
		<category><![CDATA[eski tank]]></category>
		<category><![CDATA[icat]]></category>
		<category><![CDATA[ilk araba]]></category>
		<category><![CDATA[ilk gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[ilk icatlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilk motorsiklet]]></category>
		<category><![CDATA[ilk saat]]></category>
		<category><![CDATA[ilk uçak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21397</guid>
		<description><![CDATA[Dünya&#8217;nın en eski ve ilk icatlarını merak ediyorsanız bu haberimiz tam size göre&#8230; Dünyanın En Eski Arabası 29 Ocak 1886 yılında Alman Karl Benz motorlu aracı için patent istemişti. Tam 120 sene önce araba dediğimiz araç ortaya çıkmıştı.1893 de ise ilk 4 tekerlekli arac üretildi Ayrıca resimdeki aracı Mercedes-Benz Muzesinde görme imkanınız bulunuyor. &#160; &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya&#8217;nın en eski ve ilk icatlarını merak ediyorsanız bu haberimiz tam size göre&#8230;</strong><span id="more-21397"></span></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Arabası</strong></p>
<p>29 Ocak 1886 yılında Alman Karl Benz motorlu aracı için patent istemişti. Tam 120 sene önce araba dediğimiz araç ortaya çıkmıştı.1893 de ise ilk 4 tekerlekli arac üretildi Ayrıca resimdeki aracı Mercedes-Benz Muzesinde görme imkanınız bulunuyor.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/dünyanın-en-eski-arabası.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-21400" title="dünyanın en eski arabası" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/dünyanın-en-eski-arabası-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Uçağı</strong></p>
<p>Dünya&#8217;nın en eski uçağı 1911 tarihinde İspnaya&#8217;da üretilen “Vilanova-bleriot XI” Kanatlı bir bisiklete benziyor.Resimden daha güzel görebilirsiniz.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Uçağı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21401" title="Dünyanın En Eski Uçağı" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Uçağı.jpg" alt="" width="500" height="341" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Saati</strong></p>
<p>Bilinen en eski saatler güneş saatleridir.Dört dörtlük çalışan ilk güneş saati müslümanlar tarafından Mısır&#8217;da 868-901 tarihinde Tolunoğlu Ahmed Fusat&#8217;ta yaptırdığı camide bulunmaktadır.Müslümanların saatleri bu kadar önemsemelerinin nedeni doğru zamanda namaz kılmak istemeleridir.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Saati.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21407" title="Dünyanın En Eski Saati" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Saati.jpg" alt="" width="500" height="418" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Heykeli</strong></p>
<p>Uygarlık tarihinin bilinen en eski heykeli Şanlıurfa&#8217;da bulundu. Ana Tanrıça imgesinden çok önceleri erkeğin kutsal yaratık olduğunun kanıtı sayılan heykel, 11 bin yıl öncesine ait.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Heykeli.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21409" title="Dünyanın En Eski Heykeli" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Heykeli.jpg" alt="" width="335" height="500" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Oteli</strong></p>
<p>Dünya&#8217;nın en eski oteli Japonya,Awazu köyünde bulunan Ryokan Oteli&#8217;dir.Hoshi Ryokan,Taichi Daishi tarafından 717 yılında iyileştirici güçleri olduğu söylenen bir kaplıca yakınında kuruldu.Bu suların iyileştirici etkilerinin devam ettiği söyleniliyor.<br />
Otel şu anda yüz yatak kapasiteli.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Oteli.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21411" title="Dünyanın En Eski Oteli" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Oteli.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Gözlüğü</strong></p>
<p>Görmeyi kolaylaştıran ilk camlar Asurlular tarafından M.Ö 700&#8242;lerde keşfedildi.Antik Yunanlılar ve Romalar içi su dolu küçük küre şeklinde aletleri görmeyi kolaylaştırmak için kullanmışlardır.<br />
Türkçe olarak bifokal camlı gözlük yani bifocals 1784 yılında Benjamin Franklin tarafından icat edilmiştir. İlk astigmat gözlükler ise 1827 yılında İngiliz astronom George Airy tarafından icat edilmiştir.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Gözlüğü.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21412" title="Dünyanın En Eski Gözlüğü" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Gözlüğü.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Tankı</strong></p>
<p>İlk operasyonel tank olan Mark I 15 Eylül 1916&#8242;da Somme Çarpışmasında Delville Korusu&#8217;nda kullanılmışır. Fransızlar ise Holt traktöründen geliştirdikleri Schneider CA1 tankını ilk defa 16 Nisan 1917 &#8216;de kullanmışlardır.Tankların yoğun olarak kullanılıp başarılı oldukları ilk savaş 20 Kasım 1917&#8242;deki Cambrai Çarpışması olmuştur. Daha sonraki Amiens Çarpışması&#8217;nda da tanklar, zırhlı destekleriyle Alman siperlerini yarıp geçme konusunda etkili olmuşlardır. Tank sayesinde siper savaşı demode olmuştur. Birleşik Krallık ve Fransız kuvvetleri tarafından savaş alanlarında kullanılan binlerce tank savaşın kazanılmasında önemli katkılarda bulunmuştur.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Tankı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21413" title="Dünyanın En Eski Tankı" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Tankı.jpg" alt="" width="500" height="319" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Motorsikleti</strong></p>
<p>Dünyanın en eski motosikleti yatay bir ünite üzerine 4 zamanlı ve tek silindirli olarak yapıldı.Yapımcıları Gottleib Daimler ilk motorunu kafa dengi arkadaşı Wilhelm Maybach ile yaptı.<br />
Maybach&#8217;in geliştirdiği ilk karbüratör bu motor üzerinde kullanıldı ve benzinle çalışabilmeye uyum sağladı.Daimler&#8217;in geliştirdiği ilk hava soğutmalı, 0,5 beygir gücünde(0,4 kW) olan bu motor, tahtadan iki tekerlekli test aracında kullanıldı ve tarihteki ilk motorsiklet üretilmiş oldu.<br />
İlk motorsikletlerin 6 km ve 12 km olmak üzere 2 seçeneği vardı.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Motorsikleti.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21415" title="Dünyanın En Eski Motorsikleti" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Motorsikleti.jpg" alt="" width="500" height="343" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Fotoğrafı</strong></p>
<p>Dünyanın bilinen en eski fotoğrafının &#8216;ham hali&#8217;, ABD&#8217;nin Teksas eyaletinde, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Öncü fotoğraf sanatçısı Joseph Nicephore Niepce tarafından 1826 senesinde çekilen fotoğraf, daha önce fotoğraf tarihçileri Helmut ve Alison Gernsheim tarafından bulunmuş ve farklı görüntüler parça parça birleştirilerek derlenmişti. Niepce&#8217;nin hayatının ve çalışmalarının konu edildiği bir sempozyumda, geçtiğimiz cuma günü sunulan &#8216;el değmemiş&#8217; fotoğrafın yanı sıra, sanatçının evinin camından çektiği &#8216;dünyanın ilk fotoğrafının&#8217; durumuna ait bir muayenenin sonuçları da sunuldu.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Fotoğrafı.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21416" title="Dünyanın En Eski Fotoğrafı" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Fotoğrafı.jpg" alt="" width="500" height="347" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Müzik Aleti</strong></p>
<p>İnsanoğlunun müzikle ilişkisi binlerce yıl önceye uzanıyor. Almanya&#8217;daki Tübingen Üniversitesi&#8217;nden arkeologlar, ülkenin güneyinde, dünyanın en eski müzik aletini buldu. 40 bin yıllık bir flüt, Ach vadisinde bir mağarada parçalanmış olarak bulundu. 12 parça halinde bulunan ve özenle birleştirilen flütün uzunluğu 22 santim. Flütte 5 delik ve bir ucunda da V şeklinde bir girinti bulunuyor. Girintinin ağızlık olduğu tahmin ediliyor. Kuş kemiğinden yapılan flütün mükemmel durumda kalan yüzey yapısı, aletin nasıl işlem gördüğüne dair de fikir veriyor. Kazıyı yapan ekibin başındaki arkeolog Nicholas Conard, bu kadar zor işlenen malzemeyle çalışılmasının, o dönemdeki insanların gelişmiş işleme aletlerine sahip olduğunu da gösterdiğini belirtiyor. Müzik çevreleri ise keşfin, Avrupa&#8217;da müzik kültürünün geçmişini göstermesi bakımından önem taşıdığına dikkat çekiyor.<a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Müzik-Aleti.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-21417" title="Dünyanın En Eski Müzik Aleti" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Dünyanın-En-Eski-Müzik-Aleti.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a></p>
<p><strong>Dünyanın En Eski Aşk Şarkısı</strong></p>
<p>Bir Uygar Tanrısına yazılan Asurlu aşk şarkısının tarihi M.Ö 1800&#8242;lü yıllara uzanıyor.Bu da bu şarkıyı dünyanın en eski şarkısı olarak Guiness Rekorlar Kitabı&#8217;na sokmasına yeterli oluyor.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Habervaktim</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/dunyanin-ilk-icatlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul Boat Show</title>
		<link>http://xogan.com/istanbul-boat-show/</link>
		<comments>http://xogan.com/istanbul-boat-show/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 13:17:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Boat Show]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boat Show]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boat Show 2012]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boat Show hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boat Show ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Boat Show nerede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21392</guid>
		<description><![CDATA[Deniz ve lüks tutkunlarının vazgeçilmez fuarı Boat Show&#8217;da yat fiyatları 10 bin dolar ile 3 milyon 850 bin dolar arasında bulunuyor Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, &#8221;Türkiye denizcilik sektörü, son 9 yılda Avrupa standartlarını yakalamış ve lider ülkeler arasına girmiştir&#8221; dedi. Yerli ve yabancı yelkenli, motorlu-motorsuz deniz araçları, sistem, cihaz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deniz ve lüks tutkunlarının vazgeçilmez fuarı Boat Show&#8217;da yat fiyatları 10 bin dolar ile 3 milyon 850 bin dolar arasında bulunuyor</strong><span id="more-21392"></span></p>
<p>Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, &#8221;Türkiye denizcilik sektörü, son 9 yılda Avrupa standartlarını yakalamış ve lider ülkeler arasına girmiştir&#8221; dedi.</p>
<p>Yerli ve yabancı yelkenli, motorlu-motorsuz deniz araçları, sistem, cihaz, donanım ve aksesuarlarını bir araya getiren &#8221;İstanbul Boat Show&#8221;, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi&#8217;nde açıldı.</p>
<p>Fuarın açılışında konuşan Aka, denizcilik sektörünün geçmiş dönemlerde yeteri kadar ilgi görmemesi nedeniyle hak ettiği yeri alamadığını belirterek, &#8221;Bakanlığımız, denizcilik sektörünün gelişmesi adına adımlar atmaya başlamıştır. Denizcilik sektörü, özel ve kamu kurumlarının birlikte çalışmasıyla bir ivme yakalanmıştır. 70 bin aileye istihdam sağlanmaktadır. Türkiye&#8217;nin parlayan sektörü denizciliktir&#8221; dedi.</p>
<p>Denizciliğin müsteşarlık seviyesinden alınarak, bakanlık seviyesinde temsil edilmesinin önemli olduğunu ifade eden Aka, &#8221;Türkiye denizcilik sektörü, son 9 yılda Avrupa standartlarını yakalamış ve lider ülkeler arasına girmiştir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Aka, gemi inşa sanayinin artık bütün kıyılara yayıldığını anlatarak, tersane sayısının 36&#8242;dan 2 katını aştığını, denizcilikte mevzuatı kolaylaştırdıklarını, motorlu taşıtlar vergisini kaldırdıklarını ve yap-işlet-devret modeliyle marinaların sayısının arttığını kaydetti.</p>
<p>Balıkçılığa ve ticari denizciliğe teşvikler sağladıklarını aktaran Aka, toplumda deniz kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla amatör denizciliğe özendirici çalışmalar yaptıklarını ve amatör denizci belgesi sahiplerinin 41 binden 103 bine ulaştığını söyledi.</p>
<p>Aka, 2003 yılında 2 limana sadece 500 bin kişi gelirken, geçen yılın sonunda 11 limana 2 milyon 250 bin kişinin geldiği belirterek, bu yıl turist sayısında artış beklendiğini kaydetti.</p>
<p>&#8221;Dünyada karada düzenlenen ikinci büyük bot fuarı, 85 bin metrekarelik alanda, 246 firma, 500 markanın katılımıyla gerçekleştiriliyor ve 279 tekne sergileniyor&#8221; diyen Aka, deniz tutkunlarının aynı çatı altında buluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p>İstanbul Marmara Ege Akdeniz Karadeniz (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan da Türkiye&#8217;nin denizcilik sektöründe henüz başlangıç seviyesinde olduğunu belirterek, &#8221;Türkiye deniz ülkesidir ama henüz denizci olamadı. Bu kadar imkana sahip olup bu kadar az faydalanması üzücüdür, ancak geçmişe göre çok mesafe kaydettik&#8221; dedi.</p>
<p>Fuarın açılışına Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Başkanı Ahmet İnkılap Obruk, Deniz Turizmi Birliği Marinalar Başkan Yardımcısı Emre Doruk, Deniz sektörü katılımcıları temsilcisi Işık Aylan, TÜYAP İcra Kurulu Başkanı Serdar Yalçın ve vatandaşlar katıldı.</p>
<p>Yerli ve yabancı yelkenli, motorlu-motorsuz deniz araçları, sistem, cihaz, donanım ve aksesuarlarının yer aldığı fuarda, yat fiyatları 10 bin dolar ile 3 milyon 850 bin dolar arasında bulunuyor.</p>
<p>34 ülkeden katılımcı firmaların bulunduğu fuar, 25 Şubat&#8217;a kadar ziyaret edilebilecek.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: AA</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/istanbul-boat-show/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ucuz Akaryakıtlara Dikkat!</title>
		<link>http://xogan.com/ucuz-akaryakitlara-dikkat/</link>
		<comments>http://xogan.com/ucuz-akaryakitlara-dikkat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 12:52:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Akaryakıt]]></category>
		<category><![CDATA[benzin]]></category>
		<category><![CDATA[Fikret Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[hileli akaryakıt]]></category>
		<category><![CDATA[hileli benzin]]></category>
		<category><![CDATA[hileli mazot]]></category>
		<category><![CDATA[motorin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21385</guid>
		<description><![CDATA[OPET Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk, akaryakıt dağıtım sektöründe kar marjının benzinde yüzde 8.7 ve motorinde de yüzde 10.4 olduğunu belirterek, tüketicileri indirim kampanyaları konusunda uyardı. &#8216;KM HESABI YAPIN&#8217; Öztürk, &#8220;Tüketiciler aldıkları yakıta dikkat etsinler. Aldıkları yakıtla ne kadar kilometre kat ettiklerini hesaplasınlar&#8221; diyerek, şunları söyledi: &#8220;Dağıtım şirketi ve bayi karı da birlikte Tüpraş&#8217;tan aldığımız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>OPET Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Öztürk, akaryakıt dağıtım sektöründe kar marjının benzinde yüzde 8.7 ve motorinde de yüzde 10.4 olduğunu belirterek, tüketicileri indirim kampanyaları konusunda uyardı.</strong><span id="more-21385"></span></p>
<h3>&#8216;KM HESABI YAPIN&#8217;</h3>
<p>Öztürk, &#8220;Tüketiciler aldıkları yakıta dikkat etsinler. Aldıkları yakıtla ne kadar kilometre kat ettiklerini hesaplasınlar&#8221; diyerek, şunları söyledi: &#8220;Dağıtım şirketi ve bayi karı da birlikte Tüpraş&#8217;tan aldığımız akaryakıta uygulayacağımız kar marjı ortada dururken, yüzde 10-12 gibi indirimler uygulandığında ya zararına bir satış söz konusudur ya da başka bir durum vardır.</p>
<p>İskontoların yüzde 5&#8242;in altında olması gerekir. Aksi halde zarar edersiniz.&#8221; Öztürk, bu tür ucuz benzinlerin sağlıklı olmadığının altını çizdi.</p>
<h3>HİLELİ BENZİN NASIL ANLAŞILIR?</h3>
<p>Benzin petrolden elde edilen ve patlamalı motorlarda yakıt olarak kullanılan, uçucu ve parlayıcı sıvı hidrokarboıılar karışımıdır. Benzin, karbüratörde havayla kolayca karışabildiği ve yandığında yüksek enerji verdiği için, kısa sürede en çok kullanılan otomobil yakıtı olmuştur.</p>
<h3>A- HİLELİ BENZİNİN BELİRTİLERİ</h3>
<p><strong>1-</strong> Depoyu doldurduktan sonra aracınızı üç gün hiç kullanmazsanız bile deponuz yarı yarıya azalır. Uçucu katkı maddeleri yüzünden yakıtımz hemen tükenir.<br />
<strong>2-</strong> Motorun rölanti sesi sağlıksızdır. Aracımzı park ettikten sonra kontağı kapıttığınız anda motor yine çalışmaya başlar.<br />
<strong>3-</strong> Aracınız çekişten düşer, en küçük bir engelde bile avans vurmaya başlar.<br />
<strong>4-</strong> Motordaki vuruntu yükselir.<br />
<strong>5-</strong> Çekişte azalma, süratlenmede yığılma meydana gelir.<br />
<strong>6-</strong> Benzin alışılmıştan çok kısa sürede tükenir.<br />
<strong>7-</strong> Vites boşta iken ve rölentide çalışırken motor stop edebilir.</p>
<h3>B- HİLELİ BENZİNİN ZARARLARI</h3>
<p><strong>1-</strong> Oktan sayısı düşük olan katkı maddeleri motorun özellikle sıcak havalarda kısa sürede arı. zalanmasına neden olur. Motor avans vurur.<br />
<strong>2-</strong> Yakıt zamanlaması normal olmadığı için karbüratörde arızalar oluşturur.<br />
<strong>3-</strong> Katkı maddesi benzine fazla katılmışsa buhar tıkacı denilen olay meydana gelir ve motor yavaşlar.<br />
<strong>4-</strong> Benzin sarfıyatı artar.<br />
<strong>5-</strong> Pistonlar hızlı aşındığı için görevini yapamaz, yenilemek gerekir. Ayrıca piston dağılabilir.<br />
<strong>6-</strong> Krank mili yatağının aşınmasına neden olur.<br />
<strong>7-</strong> Uçucu olduğu için otomobil yangınları meydana gelir.<br />
<strong>8-</strong> Sübaplarda aşınma ve erime yapabilir.<br />
<strong>9-</strong> Normal benzin kullanan otolarda motor yenileme 5 yılda olurken, karışık benzin kullanılan otolarda 1 yıl, hatta 6 ayda bir motor yenileme gerçekleşir.</p>
<h3>C- HİLELİ BENZİNE KARŞI KORUNMANIN YOLLARI</h3>
<p><strong>1-</strong> Hileli benzin, benzinin suyla değil, benzen, tolyen, hekzan, heptan white sprite gibi solvent türevi boya inceltici katkı maddeleri katılmasıyla elde edilen bir karışımdır.<br />
<strong>2-</strong> Benzin aldığınız istasyonu değiştirmemeye özen gösteriniz.<br />
<strong>3-</strong> İstasyonunuzu değiştirmek zorunda kalırsanız veya seyahatlerinizde mutlaka motorunuzun performansım kontrol ediniz.<br />
<strong>4-</strong> Motorun yokuş çıkarken zorlanması gibi belirtiler genellikle hileli benzin aldığınızın işareti olabilir.<br />
<strong>5-</strong> Hileli benzin aldığınızı fark ettiğiniz zaman ana şirkete başvurarak istasyonun kontrol edilmesini isteyiniz. Ayrıca aracınızı kontrol ve bakımdan geçiriniz. Yetkili servise gidiniz. Tesbit yap- tırınız.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Habervaktim</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/ucuz-akaryakitlara-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tlos Antik Kenti</title>
		<link>http://xogan.com/tlos-antik-kenti/</link>
		<comments>http://xogan.com/tlos-antik-kenti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 09:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[antik kent]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Fethiyede gidilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[muğla]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla Fethiye Tlos Antik Kenti]]></category>
		<category><![CDATA[muğla'da gidilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[tlos antik kenti]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21368</guid>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi&#8217;nde yer alan Muğla&#8217;nın Fethiye ilçesindeki Tlos Antik Kenti&#8217;nde yaşam 11 bin yıldır sürüyor. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Tlos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Taner Korkut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fethiye&#8217;ye yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Yaka köyü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi&#8217;nde yer alan Muğla&#8217;nın Fethiye ilçesindeki Tlos Antik Kenti&#8217;nde yaşam 11 bin yıldır sürüyor.</strong><span id="more-21368"></span></p>
<p>Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Tlos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Taner Korkut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fethiye&#8217;ye yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Yaka köyü sınırları içerisinde kalan Tlos Antik Kenti&#8217;nin UNESCO&#8217;nun Dünya Mirası Geçici Listesi&#8217;nde yer aldığını söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Korkut, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile AÜ&#8217;nün desteğiyle 7 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarına 22 kişilik bilim ekibinin ve ortalama 50 işçinin katıldığını belirterek, çalışmaların kentin anıtsal yapıları olan tiyatro, büyük hamam, Kronos Tapınağı, kent bazilikası, stadyum ve akropol kaya mezarlarında sürdürüldüğünü bildirdi.</p>
<p>Likya Bölgesi&#8217;nin batı ucunda yer alan Tlos üzerinde Yaka köyü ile bölgede yaşamın 11 bin yıldır sürdüğünü ifade eden Korkut, &#8221;Tlos&#8217;ta modern yaşamın 11 bin yıl önce başladığını ve bugüne kadar kesintisiz sürdürüldüğünü arkeolojik buluntularla belgeledik&#8221; dedi.</p>
<p>Antik kentin üzerinde kurulan Yaka köyünde yaklaşık 4 bin kişinin yaşadığını, her yıl 50 köylünün 3 ay boyunca kazı çalışması yaptığını kaydeden Korkut, &#8221;Yaka köyü, kısmen birinci ve ikinci derece doğal sit alanında bulunuyor. Örneğin, vatandaşın birisinin evi, yıllardır bir lahdin üzerinde bulunuyor. Köyde yaşayanların çoğu turizmle uğraşıyor. Antik kent, köye ciddi bir turizm girdisi sağlıyor&#8221; diye konuştu.<br />
Tlos&#8217;taki Hitit dönemi yerleşiminin antik kentte ele geçirilen arkeolojik buluntularla da desteklendiğini belirten Korkut, ayrıca kent merkezinde Klasik Çağ&#8217;dan 19. yüzyıl Osmanlı dönemine kadar kalıntılara rastlandığını bildirdi.</p>
<p><strong>Korkut, şöyle konuştu:</strong><br />
&#8221;Geçen yılki kazı çalışmalarında tüm Likya bölgesinin tarihini yeniden yazdıracak buluntulara ulaşılmıştır. 2010 yılı Tlos kazı etkinliklerine kadar kıyı Likya Bölgesi&#8217;nin prehistorik çağlardaki varlığı tartışma konusuydu. Ancak 2010 yılı Tlos Kent Merkezi, Girmeler Höyük Yerleşimi ve Tavabaşı Mağarası buluntuları bu bölgede yaşayan modern insanların tarihini şimdilik günümüzden 11 bin yıl öncesine geri götürdü.&#8221;</p>
<p><strong>-Doğal sit alanları üzerindeki yerleşimler-</strong></p>
<p>Muğla Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer ise Yaka köyünün Tlos Antik Kenti&#8217;ndeki birinci ve ikinci derece doğal sit alanlarında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Bu antik kentin üzerindeki yerleşim alanları bölge birinci ve ikinci derece doğal sit alanı ilan edilmeden kurulmuş. Bölge birinci derece sit alanı ilan edildikten sonra yapılaşmaya izin verilmedi. İkinci derece doğal sit alanı ilan edilen bölgelerdeki yerleşim alanlarında ise Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun izniyle sadece yapıların onarımına izin veriliyor.&#8221;</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: AA</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/tlos-antik-kenti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reflü Hastalığı Nedir?</title>
		<link>http://xogan.com/reflu-hastaligi-nedir/</link>
		<comments>http://xogan.com/reflu-hastaligi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 09:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Ağrıması]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Rahatsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Yanması]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü hastalığı 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü hastalığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü hastalığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21371</guid>
		<description><![CDATA[Mide asidinin yemek borusuna geri gitmesiyle oluşan Reflü hastalığı, Türkiye’de her beş kişiden birini tehdit ediyor. Stres, yoğun iş temposu ve düzensiz beslenme. Yaşadığımız çağın hızlı temposu bir çok hastalıkları da beraberinde getiriyor. Göğüs kafesinde yanma, sürekli ağza çıkan ekşi su, uzun süreli ses kısıklığı ve boğaz ağrıları gibi pek çok şikayete neden olan reflü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mide asidinin yemek borusuna geri gitmesiyle oluşan Reflü hastalığı, Türkiye’de her beş kişiden birini tehdit ediyor.</strong><span id="more-21371"></span></p>
<p>Stres, yoğun iş temposu ve düzensiz beslenme. Yaşadığımız çağın hızlı temposu bir çok hastalıkları da beraberinde getiriyor. Göğüs kafesinde yanma, sürekli ağza çıkan ekşi su, uzun süreli ses kısıklığı ve boğaz ağrıları gibi pek çok şikayete neden olan reflü son yıllarda sıkça görülen mide rahatsızlıkları arasında geliyor.</p>
<p>Mide asidinin yemek borusuna geri gitmesiyle oluşan hastalığın Türkiye’de her beş kişiden birinde görüldüğünü söyleyen Özel Medline Aydın Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ziya Öztürk, erken teşhiste tedavisi zor olmayan hastalığın, önlem alınmadığında uzun vadede kansere kadar gidebilen ciddi hastalıkları da beraberinde getirebileceği konusunda uyarıyor.</p>
<h3>KALP HASTALIKLARIYLA KARIŞTIRILIYOR</h3>
<p>Reflüde görülen en tipik şikayetin kişinin yediklerinin istemeden ağza doğru geri gelmesi ve buna bağlı olarak göğüs kemiğinin arkasında yanma hissetmesi olduğunu ifade eden, Dr.Ziya Öztürk “Bazen göğüs kemiğinde ağrı olarak da algılanıyor. Bu tip bir ağrı, ileri yaştaki birinde kalp hastalıklarıyla bile karıştırılabiliyor. İleri derecede asit özelliği taşıyan mide içeriğinin çok az miktarının bile ağıza ve genize gelmesi, ses tellerinde ve etrafındaki dokularda tahribat oluşturuyor. Bu uzun vadede gırtlak kanserine bile yol açabiliyor. Reflü özellikle erişkin yaşta ortaya çıkan astım hastalığının nedenleri arasında yer alıyor” dedi.</p>
<h3>YUTMA BORUSU KISALIYOR</h3>
<p>Bebeklik çağı da olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilen reflünün en sık 30-40 yaş grubunda görüldüğünü dile getiren Dr. Ziya Öztürk, “Reflü tedavi edilmediği takdirde çok ciddi problemlere yol açabilir. Yutma borusundaki sürekli tahriş sonucunda burada hareketlilik azalıyor ve yutma güçlüğü ile sonuçlanabiliyor. Daha ileri olgularda ise yutma borusu kısalıyor, alt ucunda darlık gelişiyor ve kişi katı gıdaları yutamaz hale geliyor. En korktuğumuz komplikasyon ise bu sürekli tahriş altında kalan yutma borusu alt ucunda kanser gelişimi. Bu artık çok iyi bilinen bir risk ve sürekli reflü çok uzun dönemde kanser riskini hatırı sayılır oranda yükseltiyor” diye konuştu.</p>
<p>Reflünün ilk etapta ilaç tedavisiyle belirtilerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyleyen Dr. Ziya Öztürk, hastalığın kontrol altına alınamaması halinde en iyi tedavi seçeneğinini cerrahi olduğunu belirtti.</p>
<h3>BU ÖNERİLERE KULAK VERİN</h3>
<p><strong>Reflüden korunma yolları konusuna da değinen Öztürk, şunları söyledi:</strong> “Limonlu, asitli yiyeceklerden; kahveden ve domatesli gıdalardan da kaçınılmalı. Çikolata, sarımsak, soğan, nane ve yağlı yiyecekler de reflü sıkıntılarını arttırır. Alkol alımı mümkün olduğunca kısıtlanmalı. Öğünlerde aşırı yemekten kaçınılmalı. Akşam son öğünde fazla yemek yenmemeli. Yemeğin ardından hemen uzanılmamalı. Dar kemerler ve dar pantolonlar mide asidinin yukarı çıkmasına neden olur. Bu nedenle tercih edilmemeli. Sigaradan uzak durulmalı. Yatarken yüksek bir yastık kullanılmalı”</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Mehmet Barlas/İha</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/reflu-hastaligi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgililer Gününü Nasıl Geçirmeli?</title>
		<link>http://xogan.com/sevgililer-gununu-nasil-gecirmeli/</link>
		<comments>http://xogan.com/sevgililer-gununu-nasil-gecirmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 07:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[14 şubat]]></category>
		<category><![CDATA[14 şubat 2012]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[partner]]></category>
		<category><![CDATA[romantik akşamlar]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer Günü]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü 2012]]></category>
		<category><![CDATA[sevgililer günü önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21361</guid>
		<description><![CDATA[Sevgiliniz ya da eşinizle romantik bir gece geçirmek elinizde. Ancak ne yapacağını bilemeyenler için 5 öneri derledik. Unutmayın romantik akşamlar ilişkinizi daha ilginç ve heyecanlı yapar. 1. Birlikte yemek pişirin En sevdiğiniz yemeği birlikte pişirin. Göreceksiniz çok eğlenceli olacak. Birlikte hazırlayacağınız yemeği sonra mum ışığı ve romantik müzik eşliğinde yiyebilirsiniz. Yemeği yakarsanız da hiç üzülmeyin. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sevgiliniz ya da eşinizle romantik bir gece geçirmek elinizde. Ancak ne yapacağını bilemeyenler için 5 öneri derledik. Unutmayın romantik akşamlar ilişkinizi daha ilginç ve heyecanlı yapar.</strong><span id="more-21361"></span></p>
<p><strong>1. Birlikte yemek pişirin</strong></p>
<p>En sevdiğiniz yemeği birlikte pişirin. Göreceksiniz çok eğlenceli olacak. Birlikte hazırlayacağınız yemeği sonra mum ışığı ve romantik müzik eşliğinde yiyebilirsiniz. Yemeği yakarsanız da hiç üzülmeyin. Buna karşı da bir B planınız olsun ve dışarıdan yemek söyleyin. Yemeğinizi yerken yemeği nasıl yaktığınızı konuşup güleceksiniz.</p>
<p><strong>2. Birlikte banyo yapın</strong></p>
<p>Küveti sıcak suyla doldurun ve birkaç damla rahatlatıcı aromaterapi yağlarından damlatın. Bahçenizde gül yapraklarınız varsa suya atabilirsiniz. Sıcak su da romantik dakikalar yaşayabilirsiniz.</p>
<p><strong>3. Okumayı seviyorsanız birlikte bir kitap ya da roman okuyun</strong></p>
<p>Birbirinize kitaptan pasajlar okuyun. Bu pasajları her zaman ciddi bir ifadeyle okumanız zor olacak ve çok eğlenceli zaman geçireceksiniz.</p>
<p><strong>4. Pahalı bir otelden rezervasyon yaptırın</strong></p>
<p>Eğer harcayacak paranız varsa, beş yıldızlı bir oetlden yer ayırtın. Otelin şık restoranında romantik bir yemek yiyin. Masaj yaptırın ve lüks çarşaflarda, yumuşak yatakta birlikte uyuyun. Pahalıya mal olabilir anack buna değer.</p>
<p><strong>5. Kıyıda kalmış ufak ancak güvenilir bir otelde birlikte bir gece geçirin</strong></p>
<p>Biraz korkutucu gelse de korku sizi daha romantik yapacak ve birbirinize yaklaştıracak.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Askmen</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/sevgililer-gununu-nasil-gecirmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yorgunluk Hissi</title>
		<link>http://xogan.com/yorgunluk-hissi/</link>
		<comments>http://xogan.com/yorgunluk-hissi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2012 09:53:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Fizyolojik yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[güçsüzlük]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[isteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kronik yorgunluk sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Organik yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[Psikojenik yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıntı]]></category>
		<category><![CDATA[yıpranmışlık]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgunluk hissi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21356</guid>
		<description><![CDATA[Yorgunluk, kişinin kendisinde günlük aktivitelere başlamak için yeterli gücü ve enerjiyi bulamaması, tükenmişlik hissetmesi anlamına geliyor. Bu sorunu tanımlamak için sıklıkla; halsizlik, isteksizlik, güçsüzlük, yıpranmışlık, sıkıntı gibi ifadeler kullanılıyor. Kadıköy Şifa Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Berber, “Yorgunlukla anlatılmak istenenin ne olduğunun netleşmesi, sorunun çözümlenmesinde son derece önemlidir” diyor. Son yıllardaki taramalar Türkiye’de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yorgunluk, kişinin kendisinde günlük aktivitelere başlamak için yeterli gücü ve enerjiyi bulamaması, tükenmişlik hissetmesi anlamına geliyor. Bu sorunu tanımlamak için sıklıkla; halsizlik, isteksizlik, güçsüzlük, yıpranmışlık, sıkıntı gibi ifadeler kullanılıyor. Kadıköy Şifa Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrfan Berber, “Yorgunlukla anlatılmak istenenin ne olduğunun netleşmesi, sorunun çözümlenmesinde son derece önemlidir” diyor. <span id="more-21356"></span></p>
<p>Son yıllardaki taramalar Türkiye’de 100 kişiden 55’inin çok yorgun olduğunu gösteriyor. Bu oran İngiltere’de yüzde 38’ken ABD’de yapılan çalışmalarda yorgunluğun getirdiği ekonomik kaybın yıllık 43 milyar doları bulduğu belirtiliyor. Yorgunluğun temelinde 4 unsur bulunuyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:</p>
<h3>4 UNSURU VAR</h3>
<p><strong>* Fizyolojik yorgunluk:</strong> Sağlık durumu normal olan kişilerde stres, yetersiz dinlenme, yetersiz uyku, diyet değişiklikleri veya aşırı aktivite durumunda görülüyor. Bu tip yorgunlukla özellikle yaşlı hastalarda karşılaşılıyor.</p>
<p><strong>* Organik yorgunluk:</strong> Orta ve ileri yaş hastalarda rastlanıyor. Aile hikâyesi, tam fizik muayene ve yapılan kan ve görüntüleme tetkikleri sonrasında nedeni belirleniyor. Hastalığın tedavisiyle yorgunluk ortadan kaldırılabiliyor.</p>
<p><strong>* Psikojenik yorgunluk:</strong> Tüm yorgunlukların yüzde 50’sini oluşturuyor. En çok depresyonla birlikte ve her yaş grubunda oluşuyor. Şiddeti; duygu, düşünce ve stres durumuna paralel olarak değişiyor. Genelde gün içinde azalıyor.</p>
<p><strong>* Kronik yorgunluk sendromu:</strong> Yaşlılarda nadir görülüyor. Hastaların yüzde 30’unda organik veya psikolojik neden bulunmuyor. Tanı koyulana dek ‘idiyopatik kronik yorgunluk’ olarak değerlendiriliyor. Motivasyon azlığı, konsantrasyon yetersizliği, güçsüzlük gibi belirtilerle beraber sıklıkla psikomotor yavaşlama görülüyor.</p>
<h3>İŞ HAYATI YAVAŞLIYOR</h3>
<p>Yorgunluk çoğunlukla bir hastalık bulgusu olmakla birlikte, ‘kronik yorgunluk sendromu’ olarak adlandırılan hastalığın kendisi de olabiliyor. Her türlü bakteriyal, viral ya da parazitik enfeksiyonun, kansızlık ve benzeri kan hastalığının, karaciğer ya da böbrek hastalığının, kandaki vitamin ve mineral eksikliklerinin, hormonal hastalıkların, beslenme ve uyku bozukluklarının sonucunda oluşabiliyor. Özellikle tiroit hormon yetmezliği, böbreküstü bezi yetmezliği, büyüme hormonu yetmezliği ve hipoglisemi gibi hormonal nedenler erken dönemde gözden kaçabiliyor. Yorgunluk halinin, ‘kronik yorgunluk sendromu’ olarak adlandırılması için, tam bir klinik değerlendirme sonrasında; tanımlanamayan, devamlı ve tekrarlayan yorgunluğun yeni ve bilinen bir zamanda başlaması, sosyal yaşamdaki ve iş hayatındaki aktivitelerde yavaşlamaya yol açması gerekiyor. 6 ay üzerinde devam eden durumlar da bu sendromu düşündürüyor.</p>
<p>Kronik yorgunluk sendromu, sürekli ve tekrarlayıcı seyreden ve birçok sistemi etkileyen nedensiz bir hastalık olarak tanımlanıyor. Bu hastalığın, viral bir enfeksiyon tarafından çalışma dengesi bozulan beyin kaynaklı olabileceği, bunun dışında stres ve savunma sisteminde oluşan bozulmayla hedef sapmasının içinde olduğu bir durum olarak kabul edilmesi gerektiği belirtiliyor. Dr. Berber, “Kronik yorgunluk, yatak istirahatiyle geçmediği için sürecin sonu bitkinliğe yol açıyor” diyor.</p>
<h3>KRONİK YORGUNLUĞUN BELİRTİLERİ</h3>
<p><strong>1-Fiziksel Tükenmişlik Bulguları:</strong></p>
<p>- Başka bir nedene bağlı olmayan, istirahatle geçmeyen, 6 aydan uzun süren, ortalama günlük aktiviteyi en az yüzde 50 azaltacak derecede, sürekli ve tekrarlayıcı fiziksel ve mental bitkinlik hissi.<br />
- Güçsüzlük. Daha önce tolere edilebilen egzersizden sonra oluşan ve 24 saat ya da daha uzun zaman devam eden bir durum.<br />
- Enerji kaybı<br />
- Yıpranma<br />
- Hastalıklara karşı hassaslaşma.<br />
- Baş ağrıları<br />
- Bulantı<br />
- Kas krampları ve miyalji<br />
- Bel ağrıları<br />
- Denge kaybı<br />
- Sindirim sorunları<br />
- Uyku bozuklukları<br />
- Çabuk yorulma<br />
- Hafif ateş ve üşüme<br />
- Boğaz ağrısı<br />
- Boyunda ağrılı lenf bezleri<br />
- Açıklanamayan genelleşmiş kas zayıflığı<br />
- Kaslarda katılaşma<br />
- Geçici eklem ağrıları<br />
- Farenjit<br />
- Bazı hastalarda gribal enfeksiyon benzeri durumlar</p>
<p><strong>2-Duygusal Tükenmişlik Bulguları:</strong></p>
<p>- Işıktan rahatsızlık<br />
- Düşünmede zorluk<br />
- Depresyon ve umutsuzluk<br />
- Unutkanlık<br />
- Göz önünde beneklerin uçuştuğu hissi<br />
- Evde ve işte gerginlik-tartışma artışı<br />
- Kızgınlık<br />
- Net görememe<br />
- Huzursuzluk ve sabırsızlık<br />
- Nezaket ve başkalarına saygı gibi pozitif bulgularda azalma</p>
<p><strong>3-Zihinsel Tükenmişlik Bulguları:</strong></p>
<p>- Doyumsuzluk<br />
- İşi bırakma<br />
- Kendine ve işine karşı negatif yaklaşım<br />
- Hafıza problemleri<br />
- İşi savsaklama</p>
<h3>YAPILMASI GEREKENLER</h3>
<p>* Dengeli beslenin, fazla kilolarınızdan kurtulun.<br />
* Yaşamı tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinin.<br />
* Her sabah 10-15 dakika kas gevşetici egzersizler yapın.<br />
* Uyku ritminize dikkat edin ve günlük temponuzu düşürün.<br />
* Tatil fırsatlarını iyi değerlendirin.<br />
* İşyerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar yapın.<br />
* Organik nedenler olasılığına yönelik hekim desteği alın.<br />
* Günlük istirahat sürenizi uzatın.<br />
* Gerekirse ilaç ve vitaminlerden yararlanın.</p>
<h3>KADINLARIN RİSKİ DAHA YÜKSEK</h3>
<p>Kronik yorgunluk sendromu, ‘A tipi agresif’ denilen; hırslı, titiz, mükemmelliyetçi, çabuk sinirlenen, tezcanlı kişilik yapılarında daha çok görülüyor. Kentsel yaşamın ve çalışma yoğunluğunun sonucu olarak özellikle doktorlar, diğer yardımcı sağlık çalışanları, yönetici kadrosu ve ekonomi alanında çalışanlar kendilerini daha yorgun hissediyor. Dr. İrfan Berber, “Kadınlar erkeklerden daha büyük risk taşıyor” diyor.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: CEYDA ERENOĞLU/Habertürk</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/yorgunluk-hissi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyon İzlemek İçin İdeal Uzaklıklar</title>
		<link>http://xogan.com/televizyon-izlemek-icin-ideal-uzakliklar/</link>
		<comments>http://xogan.com/televizyon-izlemek-icin-ideal-uzakliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 11:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon izleme mesafesi]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon izleme mesafesi kaç cm]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon izleme uzaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon İzlemek]]></category>
		<category><![CDATA[tv izleme uzaklığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21347</guid>
		<description><![CDATA[ABD’de basılan New York Times gazetesi, uzmanlara danışarak televizyon izlemek için ideal uzaklıkları belirledi Buna göre önce, televizyonun dikdörtgenin bir köşesiyle çarprazında bulunan köşesi arasında çizilen çizgi anlamına gelen diyagonal ölçüsü alınıyor. Bu ölçü 1.5 ile çarpıldığında ideal uzaklık elde ediliyor. 1.5 ile çarpılması ideal kabul edilse de bazı uzmanlar 1.2 ile 2.5 arasında değişen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ABD’de basılan New York Times gazetesi, uzmanlara danışarak televizyon izlemek için ideal uzaklıkları belirledi</strong><span id="more-21347"></span></p>
<p>Buna göre önce, televizyonun dikdörtgenin bir köşesiyle çarprazında bulunan köşesi arasında çizilen çizgi anlamına gelen diyagonal ölçüsü alınıyor.</p>
<p>Bu ölçü 1.5 ile çarpıldığında ideal uzaklık elde ediliyor.</p>
<p>1.5 ile çarpılması ideal kabul edilse de bazı uzmanlar 1.2 ile 2.5 arasında değişen sayılarla da çarpılabileceğini savunuyor.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Habertürk</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/televizyon-izlemek-icin-ideal-uzakliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Üzerinden Dudak Dudağa Öpüşmek</title>
		<link>http://xogan.com/internet-uzerinden-dudak-dudaga-opusmek/</link>
		<comments>http://xogan.com/internet-uzerinden-dudak-dudaga-opusmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Feb 2012 08:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>fahrigedik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Dudak Dudağa Öpüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[internetten öpüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kissenger]]></category>
		<category><![CDATA[Öpüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[Öpüşmek 2012]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal öpüşmek]]></category>
		<category><![CDATA[sanal sevişmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://xogan.com/?p=21340</guid>
		<description><![CDATA[Lovotics&#8217;in son tasarımı &#8216;Kissenger&#8217;, uzun mesafe ilişkileri yaşayan aşıklar için birebir. Geliştirilen özel donanım ve yazılımla ağız ve dil hareketleriyle doku hissiyatının aktarılması sağlandı. CBCNews&#8217;da yer alan habere göre; &#8216;Kissinger&#8217; adlı robotvari ürün sevgililerin internet üzerinden dudak dudağa öpüşmesini mümkün kılıyor. Cihaz şöyle çalışıyor: Bir taraf Kissinger&#8217;ın dudaklarını öpüyor, dokunma sensörleri hareketi karşı tarafa iletiyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Lovotics&#8217;in son tasarımı &#8216;Kissenger&#8217;, uzun mesafe ilişkileri yaşayan aşıklar için birebir.</strong><span id="more-21340"></span></p>
<p>Geliştirilen özel donanım ve yazılımla ağız ve dil hareketleriyle doku hissiyatının aktarılması sağlandı. CBCNews&#8217;da yer alan habere göre; &#8216;Kissinger&#8217; adlı robotvari ürün sevgililerin internet üzerinden dudak dudağa öpüşmesini mümkün kılıyor.</p>
<p>Cihaz şöyle çalışıyor: Bir taraf Kissinger&#8217;ın dudaklarını öpüyor, dokunma sensörleri hareketi karşı tarafa iletiyor. Öpen kişinin dudak hareketlerine göre Kissinger da hareket ediyor.</p>
<p><a href="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Kissenger-1.jpg"><img class="alignright size-large wp-image-21342" title="Kissenger (1)" src="http://xogan.com/wp-content/uploads/2012/02/Kissenger-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Silikondan yapılan dudaklara sahip olan Kissinger, eylem sırasında öpüşmeyi taklit eden sesler de çıkarıyor.</p>
<p><span style="color: #888888;">Kaynak: Haber365</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://xogan.com/internet-uzerinden-dudak-dudaga-opusmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 0.691 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2012-02-23 03:31:56 -->
<!-- Compression = gzip -->
